İçimizdeki Şeytan Konusu Nedir, Karakterleri Kimlerdir? İçimizdeki Şeytan Aslında Bize Ne Anlatıyor?

İçimizdeki Şeytan, usta kalem Sabahattin Ali tarafından kaleme alınan 2. romandır. Okurlar arasında oldukça popüler olan İçimizdeki Şeytan,  tavsiye listelerinde de yerini almıştır. Özellikle genç yaştakilerin okumasının tavsiye edildiği bu roman, insana dair düşüncelerin detaylıca ele alındığı bir eserdir. Peki İçimizdeki Şeytan kitabının konusu nedir?

Gelin detaylı bir şekilde inceleyelim…

İçimizdeki Şeytan Konusu Nedir?

İçimizdeki Şeytan, hayata bakışları tamamen farklı olan iki insanın boşanma sürecini konu edinen bir romandır. Romanda Macide ve Ömer’in aşkları ve boşanma süreçleri anlatılır. 

Ömer, hayattan ve her şeyden sıkılmış bir gençtir. Vapurda bir kızı görünce aşık olur. Kızın yanına konuşmaya giden Ömer, ondan etkilenir. Adının Macide olduğunu öğrendiği bu kız da zamanla Ömer’den etkilenmeye başlar.

Macide hayatında birtakım zorluklar yaşar. Ardından İstanbul’a gelip Ömer’in evinde yaşamaya başlar. Ömer ve Macide bu durumu evlilik olarak isimlendirir.

Fakat Ömer ve Macide çifti, zamanla maddi sıkıntılar çekmeye başlar. Ömer, maddi sıkıntılar nedeniyle tuhaf davranmaya başlar. Son olarak Macide’nin gözü önünde başka bir kadınla görüşmesi, çiftin ayrılmasına sebep olur. 

Fakat Macide ve Ömer’in başına gelenler bundan ibaret değildir. Çifti maddi sıkıntıların yanısıra birçok farklı dert de beklemektedir.

İçimizdeki Şeytan Karakterleri Kimlerdir?

Ömer: Kitabın baş karakteri olan Ömer, hem istekli hem de inançsız, kararsız bir tiplemedir. Hayatına dair pek de bir olumlu görüşü yoktur. Zekidir. Fakat halktan kopuk yaşar ve oldukça sorumsuz bir insandır. 

Macide: Ömer ile tamamen farklı görüşlere sahip bir kadındır. Hayatından ödün vermeyen, duygusal, zeki, oturaklı ve iyimser bir karakterdir. 

Nihat: Kendisini diğer insanlardan üstün gören ve kimseyi beğenmeyen bir tiplemedir. Güçlü olmayı hayattaki en önemli şey olarak görür. Diğer insanlardan daha iyi yaşamayı kendisine reva görür. 

Bedri: Zeki, güçlü ve çok konuşmayan bir tiptir. Kendi emeğiyle hayatını sürdürmeye çalışan, çalışkan, bilinçli bir karakterdir. Ülkenin entelektüel kişilerini yansıtan bir tiplemedir.

İçimizdeki Şeytan, Sabahattin Ali tarafından 1940 yılında yayımlanmıştır. Ali’nin kaleme aldığı ikinci romanıdır.

Romanda sadece iki gencin aşkı değil aynı zamanda toplumsal olaylara da yer verilmiştir. Türkiye’nin 1940’lı yıllarda içinde olduğu gerek toplumsal gerek siyasal durum aktarılmıştır. Eserde karakterlerin iç hesaplaşmalarına sık sık yer verilmiş, böylece aynı zamanda psikolojik bir roman ortaya çıkmıştır.

Özellikle romanın baş karakteri Ömer’in kendini sorgulaması, olaylara bir çözüm getirebilmek için hesaplaşmalar yapması psikolojik olarak ele alınabilir. Fakat Ömer’in bu düşüncelerini romanın sonunda ‘İçimizdeki Şeytana’ bağlar.

İçimizdeki Şeytan Kimdir?

Ömer, yaptığı kötülüklerin daha doğrusu iç sorgulamalarının kaynağını İçimizdeki Şeytan olarak görür. Sabahattin Ali bu duyguları ‘İçimizdeki şeytan bazen iradesizliğimizin, bazen tembelliğimizin ve hatta bazen de kararlarımızın sonuçlarını göze alamadığımızın yansımasıdır.’ cümleleriyle ifade eder. 

İçimizdeki Şeytan günümüzde de birçok farklı isimle anılabilir: nefs, vicdan, irade…Bu faktörler ise herkes tarafından farklı şekillerde ele alınabilir, yorumlanabilir. Sabahattin Ali’nin ustaca aktarmış olduğu bu faktörler ise her okuyucu tarafından farklı anlamlarla ele alınabilir, kişinin kendisini sorgulamasına sebep olabilir.

İçimizdeki Şeytan Alıntıları

  • Ne diye benim ruhumun ahengini bozdun?

  • Unuttum diyemem, fakat üzerimde bir tesiri kalmamış.

  • Unutmayın ki, dünyada en korkunç şey, ümidini kaybetmektir.

  • Aşık olmaktan, hakikaten ve deli gibi sevmekten korkuyordu.

  • Kullanamadıktan sonra göğsümüzü dolduran hisler ve kafamızda kımıldayan düşünceler neye yarardı?

  • Bazen bütün insanları boyunlarına sarılıp öpecek kadar seviyorum, bazen de hiçbirinin yüzünü görmek istemiyorum.

  • İçimizdeki şeytan pek de kurnazca olmayan bir kaçamak yolu. İçimizdeki şeytan yok. İçimizde aciz var, tembellik var, iradesizlik, bilgisizlik ve bunların hepsinden daha korkunç olan şey; hakikatleri görmekten kaçmak var.

  • İçimde biriken hislerin birdenbire patlayarak beni zerreler halinde dağıtacağından korkuyorum.

Bu kitabı okudunuz mu? Yorumlarda buluşalım!

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir