Yargıtay’dan emekli ikramiyesiyle ilgili emsal karar

İçtihat Bülteni’nden edinilen bilgiye nazaran, vefat eden Z.G. isimli vatandaşın emekli ikramiyesi yasal mirasçılarına devredildi. Vefat eden Z.G.’den alacaklı olan kamu kurumu, emekli ikramiyesinin iadesi için icra takibi başlattı.

Mirasçıların itirazı üzerine takip durduruldu. Kamu kurumu bu sefer 1. Sulh Hukuk Mahkemesi’ne müracaat etti. Davacı Kurum Avukatı, borçlu olan miras bırakan Z.G.’in mirasının en yakın yasal mirasçılarının tamamı tarafından 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin kararıyla reddedildiğini hatırlattı.

Mirasçıların avukatı, davacının alacağını takip ettiği icra belgesinde haciz konulan murisin emekli ikramiyesi ve maaşının terekeye (ölen ya da gaipliğine karar verilen bireylerin mal varlığı, hak ve borçlarının tümüne verilen ad) dahil olmadığını belirterek, mirasçılara ilişkin olduğunun tespitini ve terekenin bu halde tasfiyesini savundu. Mahkeme; iflasın kapanmasına hükmetti. Karar, mirasçıların avukatı tarafından; emekli ikramiyesi ve maaşının terekeye dahil olmadığı gerekçesiyle temyiz edildi.

YARGITAY’DAN EMSAL KARAR!

Emsal nitelikte bir karara imza atan Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, emekli ikramiyesinin mirasçılar tarafından alınmasını yerinde buldu. Yüksek Mahkeme; vefat edenin emekli ikramiyesinin kanun gereği hak sahibi mirasçılara ilişkin olduğunu, tereke (mal varlığı) çerçevesine dahil edilemeyeceğine hükmetti. 

Emekli Sandığınca yapılan toptan ödeme, mirasçılara ilişkin olduğu için terekeye eklenmez, Kanun gereği mirasçılara verilen bir para olduğu için tenkis davasına mevzu teşkil etmez. Somut olayda, miras bırakan Z.G. 02.06.2011 tarihinde vefat etmiş, en yakın yasal mirasçıların tamamı tarafından miras reddolunmuştur.

Toplumsal Güvenlik Kurumu Başkanlığı’nın yazısında belirtildiği üzere, Z.G.’e kamu emeklisi olması nedeniyle 40 bin lira emekli ikramiyesi tahakkuk ettirilmiştir. Mahkemece, emekli ikramiyesinin Kanun gereği hak sahibi mirasçılara ilişkin olmasına rağmen tereke çerçevesine dahil edilerek tasfiyeye tabi tutulmuş olması gerçek görülmemiş ve kararın bu nedenlerle bozulması gerekmiştir” denildi.

KAYNAK: İHA